7
5. DİLLER ARASI SES FARKLILIKLARI
Bütün
canlılar, türlerine göre değişik sesler çıkararak iletişim ihtiyaçlarını
karşılayabilir. Örneğin aynı türden ve cinsten kedi, köpek veya aslan dünyanın
neresinde olursa olsun aynı veya yakın benzeri sesi çıkararak iletişim kurar.
Kışın soğuk günlerinde sobanın arkasında uyuklayan kedi, örneğin İngiltere’deki
kedi de Türkiye’deki kedi de aynı sesi çıkararak memnuniyetini ve rahatlığını “mırıldanarak” veya bir tehdit
karşısında hiddetini “pavhırarak” gösterir.
Ancak farklı dilleri konuşan kimseler, kendi ana dillerinde bu sesleri farklı
algılar. Bu farklı algılama işitilen bu seslerin yazıya geçmesiyle anlaşılır.
Başka bir söyleyişle birçok dilde yazı dili, konuşma dilindeki seslerden farklı
yazılır. Örneğin “teacher” sözcüğü Türkçeye göre farklı yazılır, ancak Türkçe
söylenişinde olduğu gibi “tiçır” denir. Birçok dilde sözcükler söylendiği gibi
yazılmaz.
İnsanlar
da dünyanın her yanında aşağı-yukarı aynı sesleri çıkarır. Bu sesler, her dilde
bire bir aynı olmasa da birbirine çok yakın seslerdir. Sesteki farklılık,
sözcüklerin farklı sesle oluşturulmasından ve buna bağlı olarak ses tellerinin,
dil, diş damak gibi konuşma elemanlarının farklı kullanılmasından kaynaklanır.
İnsanlar,
ses dilini en üst düzeyde kullanır. Bir kedinin yahut aslanın da seslere dayalı
bir iletişim dili vardır. Ancak bu dil, seslerin farklı çıkartılmasına (farklı sözcüklere) dayanan sınırlı bir
dildir ve bu dilin sözcük dağarcığının zenginleşebileceği, gelişebileceği düşünülemeyeceği
gibi bir gramer yapısına da sahip olduğu düşünülemez. Çıkarılan bu seslerin
ancak sözcük düzeyinde olduğu düşünülebilir. Aynı sesler farklı durumu (sevgiyi, korkuyu, endişeyi, nefreti)
anlatmak için farklı tonlama ve vurgulama ile kullanılır.
İki ayrı
dilde, bu seslerin bazılarının yazılışı farklı olsa da ses dilinde benzer ve
hatta aynı yapıda olanlar vardır.
Örneğin İngilizcede, “book”
sözcüğünde B ve K sesinin söylenişi (sesi)
ve yazılışı aynıdır. Ancak “oo” sesi
“u” olarak söylenir. Çünkü onlar “oo” söylenişini “u” olarak algılar. Tercüme amacıyla başka bir dili öğrenenler de bu
sözcüğü onların algıladığı gibi seslendirir. İngilizce, Türkçeye göre okunduğu
veya söylendiği gibi yazılmayan bir dildir. Başka bir söyleyişle de yazıldığı
gibi söylenmeyen ya da okunmayan bir dildir. Türkçe de İngilizlere göre aynı
pozisyondadır.
Yorumlar
Yorum Gönder